12 02 2006

ATASÖZLERİ

Abanın kadri, yağmurda bilinir.

Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.

Acele ise, şeytan karışır.

Acele yürüyen yolda kalır.

Acemi katır kapı önünde yük indirir.

Acı acıyı bastırır, su sancıyı.

Açık yaraya kurt düşmez.

Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.

Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur.

Baba koruk yer oğulun dişi kamaşır.

Baba mirası ,yanan mum gibidir.

Baban bana öğüt verirken, ben inek gözünde kırk sinek saydım.

Babası ölen bey, anası ölen kadın olur.

Bağ dua değil, çapa dua ister.

Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.

Bağlı aslana tavsan bile hücum eder.

Baht olmayınca basa, ne kuruda biter, nede yasta.

Bakacağın yüze sıçma, sıçacağın yüze bakma.

Cahille arkadaş olma küstürürsün, cam kırığıyla .... silme kestirirsin.

Cami ne kadar büyük olursa, imam yine bildi ini okur.

Can boğazdan gelir.

Çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider.

Çıkmadık candan, umut kesilmez.

Çıngıraklı deve kaybolmaz.

Çıngırdak bayramda satılır

Dağ başına harman yı ına yel alır, odada savurma sel alır.

Dağ diye dangırdama, dağın kulağı vardır.

Dağda gezen kurdu görür.

Dağdan yayılan gölden sulanır.

Dağına göre kış olur.

Damdan düsenin halinden damdan düsen bilir.

Dan din desen oynar.

Danışan dağı asmış, danışmayan düz yolda şaşmış.

Davacısı kadı olanın, yardımcısı Allah olsun.

Ecel geldi baş a rısı bahane.

Eceli gelen it, cami duvarına işer.

Eceli gelen köpek, cami duvarına siyer.

Ekmeden biçmek Allaha mahsustur.

Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.

El adama akıl verirde ekmek vermez.

El adamı var sever, er adamı sa sever.

El adamın düşünü azdırır ama çimecek su vermez.

El adamın düşünü azdırırda suyunu ısıtmaz.

Fakiri dövme, üstünü yırt.

Fakirleri, hakir görme.

Fare çıktı ı deli i bilir.

Gailesiz baş yerin altında.

Gardaş gardaşı atar, yar başında tutar.

Garip hırsızlı a çıksa, ay ilk aksamdan doğar.

Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

Garip kuşun yuvasını Allah yapar

Hacı hacıyı Mekkede, derviş dervişi tekkede bulur.

Ha sana, me sana, bütün işler kaldı bizim Hasana.

Hafif taşla kıç silerler, ağır taşla okka döverler.

Hak deyince akan sular durur.

Halep ordaysa, arşın burada.

Haline bakmaz hanim, duvarı atlar.

Hamama giden terler.

Hareket olmayan yerde, bereket olmaz.

Harman kabarır, sahibi kubarır, çerik getirir haberi .

Irgatın kötüsü akşama doğru kıvrar.

Irgatın kötüsü gün aşarken çalışmaya başlar.

Irmaktan geçerken at değiştirilmez.

Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.

Isıracak it dişini göstermez.

İçi beni dışı seni yakar.

İki kaptan bir gemiyi batırır.

İnanma dayına, ekmek al yanına.

İnsan çi süt emmiştir.

Kabahat samur kürk olsa, kimse üstüne almaz.

Kaçanın anası ağlamazmış.

Kadın vardır vezir eder, kadın vardır rezil eder.

Kafa küçük beyin boş, tut kula ından çifte koş.

Kalçalı kadından pençeli oğlan doğar.

Kalmış kağnıyı, koca öküz çeker.

Kancık yalanmayınca, erkek dolanmaz.

Kanı kanla değil suyla yıkarlar.

Kapını kitli tut, komşunu hırsız tutma.

Lafın iyisi kısa olur.

Lafını bilmeyen yengeyi hem kız evinden kovarlar, hem o lan evinden.

Lodosun gözü yaşlı olur

Mal çoğaldıkça ucuzlar.

Mal melameti örter.

Mart kapıdan baktırır, yabayı küre i yaktırır

Mecliste dilini sofrada elini tut.

Merhametten maraz do ar.

Mermer a taştan, rakip iki baştan.

Meyvesiz ağacın gölgesi olmaz.

Milletinden almayan, ölürmüş illetinden.

Minare yıkılır mihrap yerinde kalır.

Minareyi çalan, kılıfını hazırlar.

Misafir kılığına göre karşılanır, sohbetine göre uğurlanır.

Mızrak çuvala sı maz, ana gibi yar, vatan gibi diyar olmaz.

Muhanet adamı mal sahibi eder.

Ne kızı ver, ne dünürü küstür.

Ne umarsın bacından, bacın ölmüş acından.

Ne verirsen elinle, o gelir seninle.

Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl.

Namaza meyilli olmayanın, kula ı ezanda olmaz.

Nasipsiz it kurban bayramında ermeni mahallesinde gezer.

 

Oğlan anasını, inek danasını bilir.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker.

Oğlan yer oyuna gider, çoban yer koyuna gider.

Oğlunu seven hocaya vermez, kızını seven kocaya vermez.

Olanla ölene çare yoktur.

Oldu olacak, kırıldı nacak.

Ona gelince şapur şupur, bize gelince yarabbi şükür.

O....u içerden olunca, kapı kilit tutmaz.

Osurgan böceği yavrusunu, ap apacam diye sever.

Ot kökünün üstünde biter.

Oturduğu ahir sekisi, çağırdı ı İstanbul türküsü.

Oynamayan gelin, yerim dar der.

Ödünç yiyen kesesinden yer.

Öksüz güler mi, me er yanıla.

Öksüzün yüzü küllü olur.

Öküz altında buza ı aranmaz.

Öküz öldü, ortaklık bozuldu.

Öldü dayim, kesildi payım.

Ölmüş essek kurttan korkmaz.

Ölmüş adamın cebine harçlık konmaz.

Ölmüş eşek nallı olur.

Ölü ile gelinin atı yürük olur.

Ölüye giden a lar, düğüne giden oynar.

Önce bol bol yiyen, sonra bel bel bakar.

Önüm kavurga kavurur, arkam harman savurur.

Öz ağlamayınca, göz ağlamaz

Parmağının girmediği yere başını sokma.

Pazar kuruldu, hesap bozuldu.

Pek yaş olma sıkılırsın, pek de kuru olma kırılırsın.

Pekmezi küpten, kadını kökten al.

Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir.

Peşin avrat alır, veresiye ardından sövdürür.

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

Püf demeye dudak ister.

Paran gitti mi diye sormazlar, işin bitti mi diye sorarlar.

Parasız tellal bağırmaz.

Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz

Rüzgâr esmeyince, yaprak oynamaz.

Rüzgâra tüküren, yüzüne tükürür.

Saire lazım olan bir sazla bir sözdür.

Sakınan göze çöp batar.

Sakla samanı gelir zamanı.

Saman elinse samanlık senin.

Samanlığı dana bitirir.

Samanlıkta iğne aranmaz.

Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt.

Sarımsağı gelin etmişler, kırk gün bile kokmadan duramamış.

Sarımsağın sıkısından seyreği yeğdir.

Saygı sayana, terbiye alana göredir.

Sebepsiz kuş ötmez.

Sel gibi geldi, kum gibi kaldı.

Sel gider kumu kalır.

Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa.

Sen bilirsin deyince akan sular durur.

Sen eli görmezsin el seni görür.

Sen ölmeyince el terlemez.

Sen övme işin övsün.

Sen seni bil sen seni, sen seni bilmezsen, patlatırlar enseni.

Serçenin gönlünden şahinlik geçer.

Sev seni seveni hak ile yeksan olsa, sevme seni sevmeyeni Mısırda sultan olsa.

Seversen oğlunu sev, kız kendini sevdirir.

Seyrek git dostuna, kalksın ayaküstüne.

Sıcakla zenginden zarar gelmez.

Sırrını açma dostuna, oda söyler dostuna.

Sıcak a ıldan kuzu kaçmaz.

Sıçandan doğan kendir keser.

Sıkça varma dostuna, kalksın ayaküstüne.

Sinek pis değil, ama mide bulandırır.

Sıpalı eşek yığın dağıtır.

Sonradan görmüş, dininden dönmüş.

Sora sora Bağdat bulunur.

Sorma kişinin aslini, sohbetinden bellidir.

Su akarken, testiyi doldurmalı.

Su bulanmayınca, durulmaz.

Su geldi teyemmüm bozuldu.

Sucu gelin etmişler, güveyi duran olmamış

Susuzlu undan yayılmaz.

Suyun durgun akanından, insanin yere bakanından kork.

Sükût, ikrardan gelir.

Sürüden ayrılanı, kurtlar yer.

Sütlü koyunu sürüden ayırmazlar.

Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.

Şeytan eni ini yitirse bulamaz.

Şeytanın dostlu u dara acına kadardır.

Şimşek çakmadan, gök gürlemez

Şahin küçüktür ama turnayı gökten indirir.

Şeyh uçmaz, müridi uçurur

Tarlanın taşlısı kızın kaşlısı.

Tarlayı taşlı, kızı kardeşli yerden al.

şolda baş yar.

Taşıma su ile de irmen dönmez.

Taş kayadan koparsa yosun tutmaz.

Taş yerinde a ırdır.

Tat kızın dilinden anası anlar.

Tatlıya yakışmaz so an, dayısını be enmez ye en.

Tavuğu seyretmeli ama ağzını açtırmamalı.

Tay at oluncaya kadar sahabini mevt olur.

Tazısız ava giden, tavşansız eve döner.

Tekkeyi bekleyen, çorbayı içer.

Tembele iş buyur, sana akıl ö retsin.

Temiz dereden pis su akmaz.

Terzi kendi sökü ünü dikmez.

Terzinin ete i delik olur.

Teşbihte (temsilde) hata olmaz.

Tevekkelinin gemisi batmaz.

Tilki tilkili ini bildirinceye kadar post elden gider.

Tilkini dönüp geleceği yer kürkçü dükkânı.

Tıngırdamadık tencere olmaz.

Tırnak cefadan, sac sefadan uzar.

Toku gönüllemek zor olur.

Tosbağa yumurtadan çıkmış, kabuğunu be enmemiş.

Türk poh pohtan, şehirli peh pehten hoşlanır

Ummadı ın taş baş yarar.

Unu eledik, eleği duvara astık.

Ustamın adi hıdır, elimden gelen budur.

Utananın o lu kızı olmamış.

Uyuz itte gümüş kaşa ı aranmaz.

Uyuzlu keci, kör tekenin akranı olur.

Ucuz sirke baldan tatlıdır.

Ucuzdur var bir illeti, pahalıdır var bir hikmeti.

Ulu sözü tutmayan, uluya uluya da da kalır.

Üvey öz olmaz, kemha bez olmaz.

Üzüm üzüme baka baka kararır.

Üzümünü ye bağını sorma.

Ürümesini bilmeyen it, sürüye kurt getirir.

Üşenenin o lu, kızı olmaz

Varlık deşindirir, yokluk düşündürür.

Veren el, alan elden revadır.

Vücut kocar, gönül kocamaz

Vakitsiz açan gül tez solar.

Vardı ın yer kör ise bir gözünü kapat

Yalanla iman bir arada bulunmaz.

Yan yatan da, yer bir ekmek çamura batanda.

Yangına körükle gider

Yanık yerin otu, tez biter.

Yara gider, yeri gitmez.

Yarası olan gocunur.

Yarım elma, gönül alma.

Yarım hekim candan, yarım imam dinden eder.

Yarınki kazdan, bugünkü tavuk ye dir.

Yarım doktor candan, yarım iman dinden eder.

Yarış atı çifte koşulmaz.

Yaş kesen, baş keser.

Yaşın yanında kuruda yanar.

Yatanın, yürüyene borcu vardır.

Yavaş atın çiftesi pek olur.

Yavuz atin yarası eksik olmaz.

Yavuz it ününü kendi arttırır.

Yavuz itin yarası eksik olmaz.

Yaz gününün ya muruna güvenilmez.

Yaza çıkardım danayı, be enmez oldu anayı.

Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.

Yazın boku kışa katık olur.

Yazın gezeni, kışın bünelek tutar.

Yazın gölge hoş, kışın çuval bos.

Yazın yasa, kisin tasa oturulmaz.

Yedir beni, öveyim seni.

Yel eserken, harmanini savur.

Yerli kaya yerinden oynamaz.

Yılanı deri de iştirirken göremezsin.

Yi idin anası tez a lar.

Yi it at yemini artırır.

Yokuş dibinde öküz yemlenmez.

Yol calisiz el delisiz olmaz.

Yol kenarındaki meyve ile hancının kızı çabuk olgunlaşır.

Yolcu yolunu bulur.

Yolda binen, belde iner.


Yoldan önce arkadaşını, evden önce komşunu seç.

Yörük sırtından kurban keser.

Yumulan gözün hatırı sayılmaz.

Yumurtada tüy bitmez.

Yük altında eşek anırmaz.

Yüz verdik astarını ister.

Zengin arabasını da dan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır.

Zengine bir kıvılcım, güzele bir sivilce yetermiş.

Zenginin horozu bile yumurtlar.

Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar.

Zenginin mali dağdan aşar, fakirin eşe i yoldan şaşar.

Zenginin mali züğürdün çenesini yorar.

Zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar.

Zü ürt olup düşünmektense, uyuz olup kaşınmak ye dir.

Zürafenın düşkünü, beyaz giyer kış günü.

 

465
0
0
Yorum Yaz