11 02 2006

ÖLÇÜLER(VEZİNLER)

Aruz Ölçüsü

 

Divan şiirinde kullanılan ölçüye aruz ölçüsü denir.

Arap şiirinden alınmıştır.

Türk edebiyatında aruzla yazılan ilk eser Kutadgu Bilik’tir. (Şehname vezniyle)

Türkçe kelimelerden çok Arapça ve Farsça kelimelere uygun bir ölçüdür.

Türkçe kelimelerle en iyi Mehmet Âkif ve Yahya Kemal tarafından uygulanmıştır.

Şiirde ahengi sağlamak esastır.

Mısralardaki hecelerin açıklı-kapalılık bakımından denk olmasına ve belirli kalıpların kullanılmasına dayanır.

Dizelerde alt alta gelen heceler aynı değerde (açık ya da kapalı) olmalıdır.

 

Aruz ölçüsündeki hece çeşitleri:

Aruzda, uzunluk-kısalık ve kalınlık-incelik özelliklerine göre iki tür hece vardır

 

1. Açık Hece

Tek bir kısa ünlüden oluşan veya son sesi kısa ünlü olan hecedir.

 

2. Kapalı Hece

Tek bir uzun ünlüden oluşan, son sesi ünsüz veya uzun ünlü olan hecelerdir.

Mısra sonlarındaki açık heceler, kapalı hece sayılır.

 

Açık ve kapalı hece örnekleri:

 

a        = tek ve kısa ünlü, açık

ba                                = ünsüz + kısa ünlü, açık

â, î, û      = tek ve uzun ünlü, kapalı

âb, îd, ûd   = uzun ünlü + ünsüz, kapalı

bâ, bî, bû    = ünsüz + uzun ünlü, kapalı 

                    bal   = ünsüz + kısa ünlü + ünsüz, kapalı 

         yâr, bûy, zîr  = ünsüz + uzun ünlü + ünsüz, kapalı 

               üst  = ünlü + ünsüz + ünsüz, kapalı

                                  kart= ünsüz + kısa ünlü + ünsüz + ünsüz, kapalı  

                               dôst   = ünsüz + uzun ünlü + ünsüz + ünsüz, kapalı 

Dize sonlarındaki tüm heceler kapalı sayılır.

 

Aruz Kusurları

 

Aruz ölçüsünde belli kalıplar vardır; hece sayıları, bölümlemeleri, hecelerin nitelikleri birbirinden farklı olan kalıplar.

Bir şiirde bir tek kalıp uygulanır.

Her dizenin alt alta gelen bütün mısraları aynı özellikte olmalıdır. Eğer aynı olmayan heceler varsa o heceye alttaki ya da üstteki hecenin özelliği kazandırılarak vezne uydurulur.

İşte heceleri vezne uydurmada kullanılan bu yöntemlere aruz kusurları diyoruz.

 

Aruz kusurları şunlardır:

 

1. İmale (Uzatma)

 

Ölçü gereği açık heceyi kapalı göstermek için kısa heceyi (ünlüyü) uzun okumaktır.

Hecenin (ünlünün) altı çizilerek ifade edilir.

 

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı

Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı

 

Be/ni/can/dan/ u/san/dır/dı/ ce/fâ/dan/yâ/ r_u/san/maz/mı

Fe/lek/ler/yan/dı/â/hım/dan/ mu/râ/dım/şem/ ’i/yan/maz/mı

 

 

Bu beytin vezin kalıbı yukarıdaki gibi olmalıydı; çünkü alt alta gelen heceler aynı özelliği (açık ya da kapalı) taşımalı. Ama “beni” ve “usandırdı” kelimelerinin son heceler açık. Bunları kapalı gibi (yani uzun) okumak mümkün. O hâlde uzun okuyabiliriz. Zaten ikinci dizenin hecelerinin özellikleri kalıba tam olarak uymakta.

 

2. Zihaf (Kısaltma)

 

Ölçü gereği uzun bir heceyi (ünlüyü) kısa okumaktır.

Hecenin (ünlünün) uzunluğu gösterilmeyerek (ünlünün üzerine uzatma ya da düzeltme işareti konmayarak) ifade edilir.

 

Aşağıdaki dizelerde “Nef’î” kelimesinin i’si uzun olduğu hâlde vezin gereği (zihaf yapılması gerektiği için) kısa okunmalıdır.

 

Nedir bu tâli’ ile derdi Nef’i-i zârın

Ne şûhu sevde mülâyim dedikçe âfet olur.

 

Ne/dir/bu/tâ/ li’/i/le/der/ di/Nef/’i/-i/ zâ/rın

Ne/şû/hu/sev/se/mü/lâ/yim/ de/dik/çe/â/ fe/t__olur.

 

3. Vasl (Ulama)

 

Sonunda ünsüz bulunan bir sözcüğü ondan sonra gelen sözcüğün başındaki ünlüye bağlamaktır.

Kapalı heceleri açık göstermek için yapılır.

Yan yana iki açık ünlü gerektiğinde kullanılır.

Aruzda vezin gereği yapılır. Aslında aruzda da, Halk şiirinde ve yeni Türk şiirinde de kendiliğinden olmaktadır.

Vasl, ulanan iki hece arasına yay çizilerek ifade edilir.

 

Vurulup tertemiz_alnından_uzanmış yatıyor;

Bir hilâl_uğruna ya Rab ne güneşler batıyor.

 

Vu/ru/lup/ter/ te/mi/z__al/nın/da/n__u/zan/mış/ya/tı/yor

Bir/hi/lâ/l_uğ/ ru/na/yâ/Rab/ ne/gü/neş/ler/ba/tı/yor

 

Bu beytin vezin kalıbı yukarıdaki gibi olmalıydı; çünkü alt alta gelen heceler aynı özelliği (açık ya da kapalı) taşımalı. O hâlde “tertemiz” ve “alnından” kelimelerinin üçüncü heceleri açık olmalı. Bunu da ulama ile yapabiliriz. Zaten ikinci dizenin hecelerinin özellikleri kalıba tam olarak uymakta.

 

4. Medd

 

Ölçü gereği kapalı bir heceyi bir kapalı ve bir açık hece oluşturacak şekilde uzun okumaktır.

İki kapalı hece arasında bir açık heceye ihtiyaç duyulduğunda yapılır.

Medd, medd yapılan hecenin üstü çizilerek ifade edilir.

 

Dôst bî-pervâ felek bî-rahm devran bî-sükûn

Derd çok hem-derd yok düşmen kavî tâli’ zebûn

 

Dôst/bî/-per/ vâ/fe/lek/bî/-rahm/dev/ran/ bî/-sü/kûn

Derd/çok/hem/-derd/yok/düş/ men/ka/vî/tâ/li’/ze/bûn

 

 

Dizelerdeki koyu yazılmış kelimeler vezne göre -. şeklinde olmalıydı. Ama sadece - şeklinde. O zaman bu heceleri “doost”, “raahm”, “deerd” olarak okuyup, yani  “med” yaparak okuyup -. hâline getirebiliriz.

 

                          Hece Ölçüsü

 

Türk dilinin doğal ölçüsü hece ölçüsüdür. Hece ölçüsü İslâmî edebiyat öncesinden beri  kullanılan millî veznimizdir. Çok eski zamanlardan beri Anonim halk şiirinde; Anadolu’da Âşık tarzı Türk şiirinde, Dinî-Tasavvufî Türk şiirinde, az da olsa Divan şiirinde kullanılmış, günümüz halk ve çağdaş Türk şirinde hâlâ kullanılmaktadır.

 

Hece ölçüsü mısralardaki hece sayısının belli bir düzene bağlı olarak eşitliğine dayanan bir ölçüdür. Hece sayısının dizelerdeki eşitliği, o şiirin ölçü kalıbını gösterir. Hecelerin aruz vezninde dikkate alınan uzunluk-kısalık ve açıklık-kapalılık özellikleri hece ölçüsünde dikkate alınmaz.

 

Hece ölçüsünde dizenin belli bölümlere ayrılmasına durgulanma, bu bölüm yerlerine de durak denir. Hece ölçüsünde uyumu pekiştirmek, ahengi sağlamak amacıyla mısraların belirli bölümlere ayrılmasıdır. Duraklar şiiri tekdüzelikten kurtarır.

 

“Eğil dağlar eğil / üstünden aşam

Yeni talim çıkmış / varam alışam”

 

Duraklar kelimeler bölünerek yapılmaz. Ancak, kulakta uyumlu bir izlenim bırakan anlamlı söz öbekleri arasında olur. Bir dize herhangi bir yerinden ayrılamıyorsa, dize tek duraklıdır. Durakları her dizede aynı olan şiirler duraklı, her dizede değişen şiirler duraksız sayılır.

 

Kalıplardaki hece sayısı 2-20 arasında; durak sayısı 2-5 arasında; duraklardaki hece sayısı da 1-10 arasındadır.

 

Hece Kalıpları

 

Kalıplardan en çok kullanılanları yedililer, sekizliler ve on birlilerdir. Yedili kalıp ilk çağlardan beri çok kullanılan bir kalıptır. Özellikle maniler bu kalıpla yazılır. Sekizli kalıp, semailer, varsağılar ve bazı türkülerde kullanılmıştır. On birliler de çok kullanılmıştır. Koşmalar, destanlar, tekke şiirleri hep bu kalıpla söylenmiştir. Bu kalıbı hecenin beş şairi olan beş hececiler de sıkça ve başarıyla kullanmışlardır.

 

En çok kullanılan kalıpların durakları ve duraklara göre hece sayıları şöyledir.

 

İki duraklılar

(3+4, 4+3,); (4+4, 3+5, 5+3); (6+5, 4+7, 5+6); (6+6, 7+5, 5+7); (7+7)

 

Üç duraklılar

4+4+3; 4+4+4

228
0
0
Yorum Yaz