19 02 2006

DİL MİLLETİN TA KENDİSİDİR

DİL MİLLETİN TA KENDİSİDİR Dilin bence en güzel tarifini merhum Muharrem Ergin yapmış.Diyor ki; “Dil,insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir araç,temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli antlaşmalar sistemi,kendine has kanunları olan ve bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık,ses ve seslerden örülmüş bir kurumdur.”             Dillerin nasıl,ne zaman,ne şekilde ortaya çıktığı konusunda çeşitli görüşler vardır;ancak hiçbir bilim adamı, aklı başında bir cevap bulamamıştır bu duruma.Dinimiz ve diğer ilahi dinler,dilin insanoğlunun yaradılışıyla birlikte Allah tarafından verildiği konusunda birleşirler.En mantıklısı da budur.Dil,Allah’ın kullarına bir nimetidir ve her milletin de bir dili vardır.Yer yüzünde şu anda 3600 civarında dil olduğu söyleniyor.Hatta bazı bilim adamları lehçeleri de dil sayarak bu dillerin sayısını 6000’e çıkarıyorlar.Bu dillerin bazılarını bu gün konuşan kimse olmadığı için bunlara “ölü dil” deniyor,Latince,Hititçe gibi.             Şimdi düşünmek gerekiyor:Yer yüzünde neden bu kadar çok ve farklı dil vardır?Cenab-ı Hak isteseydi bütün insanların bir dili konuşmasını saclardı.Durumun böyle olmasında da bir hikmet vardır elbette.Çünkü Yaratıcı “İnsanlar birbirleriyle daha iyi anlaşıp kaynaşsın diye insanları kavim kavim yarattığını”  bildiriyor.Eğer bütün insanlar bir dil konuşsalardı, bir millet olurlardı.Bir insan önce en yakın akrabalarını,daha sonra uzak akrabalarını arar,düşünür,kayırır.Daha sonra komşularına, şehrindekilere,bölgesindekilere ve dahil olduğu milletin diğer fertlerine yakınlık duyar.Görüldüğü gibi daire genişledikçe ilgi ve yakınlık azalmaktadır.Biraz düşünen herkes bu hikmeti kolayca kavrayabilir.             Bir milleti millet yapan unsurların başında gelir dil.Bir millet aynı dili konuşuyorsa ... Devamı